Gazetecilerin hakları neler?

Güncel-Dizi

27 Ağustos 2019 Salı 13:07

Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Mehmet Ali Şuğle’nin Mülkiye Dergisi’nin 239’uncu sayısında yayınlanan “30 Soruda Basın İş Kanunu’nda Gazeteci” isimli makalesi, basın emekçilerinin çalışma koşulları hakkında bilmesi gerekenleri ortaya koydu.

Tamer Arda ERŞİN

ANKARA- 10 binin üzerinde işsiz  gazeteci var ve 131 gazeteci cezaevinde olduğu günümüzde meslek çalışanlarının hakları neler? Gazeteciler işten atıldıklarında ne kadar ihbar ve kıdem tazminatı alır? Askerlik, gebelik durumunda ücret alırlar mı? Tutuklanırlarsa ne olur? Aynı zamanda farklı bir işte çalışabilirler mi? Hastalanırlarsa işten atılırlar mı? Tüm bu soruların yanıtı haberimizde…

Türkiye Gazeteciler Sendikası’nın (TGS) verilerine göre Türkiye’de 10 binin üzerinde işsiz gazeteci var ve 131 gazeteci cezaevinde. Gün geçtikçe de gazetecilerin çalışma koşullar ağırlaşıyor. Bu da 5953 Sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanunu (Basın İş Kanunu) akla getiriyor.

Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Mehmet Ali Şuğle’nin Mülkiye Dergisi’nin 239’uncu sayısında yayınlanan “30 Soruda Basın İş Kanunu’nda Gazeteci” isimli makalesi, basın emekçilerinin çalışma koşulları hakkında bilmesi gerekenleri ortaya koyuyor. Basın emekçilerinin haklarını aramak bakımından önemli olan sorulardan bazılarına yanıtlar şöyle:

Basın İş Kanunu nedir?

13 Haziran 1952 yılında kabul edilen yasa, 4 Ocak 1961 tarih ve 212 sayılı yasa ile büyük değişikliğe uğradı. 10 Ocak’ta yürürlüğe giren yasa gazeteciler arasında heyecan yarattı ve 10 Ocak günü Çalışan Gazeteciler Bayramı olarak kabul edildi. Genel yanlış gazeteciler arasında Basın İş Kanunu’ndan 212 sayılı yasa diye bahsedilmesi. Basın İş Kanunu, gazeteci ile işvereni arasındaki ilişkileri düzenleyen yasa olarak tanımlanabilir.

Basın İş Kanunu’na gereken önem verilmiş midir?

İş Kanunu’ndan yarı bir yasa ile düzenlenmesine karşın 1952 yılından bu yana kanun üzerinde yeterli inceleme yapıldığı söylenemez. Uygulama bakımından ise, ülkemiz basın sektöründeki fiili durum, anılan yasanın uygulamasının ve sorunların yargı önüne getirilmesini büyük ölçüde engellemekte. Bu nedenle kanunun öğreti ve yargı kararlarında yeterince incelenmediğini söyleyebiliriz.

SALĞIKLI BASIN İÇİN GAZETECİ KORUNMALI

Gazetecilerin korunması neden önemlidir?

Gazetecilik zor, zaman zaman tehlikeli ve özel bir meslektir. Gazeteciler toplumun gözü, kulağı durumundadır. Sağlıklı iş koşulları sağlanması, gazetecilere olduğu kadar toplumu da korumaya yöneliktir. Çağdaş demokrasinin vazgeçilmez unsurlarından basın, olayları, gelişmeleri topluma aktarır. Aynı zamanda yorumlamalar, açıklamalar ve eleştiriler de yaparak toplumu yönlendirir ve kamuoyu oluşturarak önemli bir güç odağı durumuna dönüşmektedir… Sağlıklı bir basına ulaşmanın yolu, işverenlerine ve diğer güçlere karşı yeterince korunan gazetecilerden geçer.

SORUNLAR GAZETECİNİN HAKLARI ÖNÜNDE ENGEL OLUYOR

Basın İş Kanunu’nun gazetecileri yeterli ölçüde koruduğu söylenebilir mi?

Kanun günümüzde gazetecilerin sorun ve gereksinimlerini karşılamaktan uzaktır… Yasanın yeniden ele alınması gerekir. Öte yandan, ülkemizde yaşanan kimi sorunlar gazetecilerin var olan yasadan doğan haklarını kullanmalarını dahi tamamen ya da kısmen ve büyük ölçüde engellemektedir. Tekelleşme olgusu, basın yasaları arasındaki uyumsuzluklar bu sorunların başlıcalarıdır. Diğer bir temel sorun iş güvencesi ise, 15 Mart 2003 tarihinde yürürlüğe giren 4773 sayılı yasa ile önemli ölçüde bertaraf edildi.

TEKELLEŞME GAZETECİYE HAKLARINI KULLANDIRTMIYOR

Basındaki tekelleşmenin basın iş hukukuna etkisi nedir?

Tekelleşme olgusu ile gazetecilerin istihdam şanslarını azaltmakta, işverenleri ile pazarlık olanaklarını sınırlamaktadır. Çalıştıkları sırada da işverenlerin ile aralarında çıkan sorunlarda, yeni iş bulamama korkusu nedeniyle yasalardan ve sözleşmelerden doğan haklarını kullanamamaktadırlar.

Basın mevzuatındaki uyumsuzlukla kastedilen nedir?

Gazeteciler bakımından sorun çıkaran hususlardan birisi de, gazetecileri doğrudan ilgilendiren mevcut yasalardan Basın İş Kanunu ile Basın Kanunu arasında, kurulması gerekli olan ilişki ve bütünlüğün sağlanmamış olmasıdır… Basın Kartları Yönetmeliği de yukarıda anılan yasalardan büyük ölçüde kopuk olduğu için, ortaya çıkan karmaşa daha da artmaktadır. Gerçekten de, her ne kadar Basın İş Kanunu’na tabi gazeteci sayılmak için basın kartı sahibi olmak gerekmemekte ise de, uygulamada gazetecilik mesleğini yapabilmek için Basın Kartları Yönetmeliği’ne göre verilen basın kartına sahip olmak önem taşır. Basın kartı kişinin gazeteci kimliğinin ispatı olarak algılanır. Yönetmelik ile Basın İş Kanunu’nun uyumsuzluğu nedeniyle, aslında gazeteci olmayıp basın kartı sahibi olan kimseler ortaya çıkmaktadır. Karmaşanın önlenmesi için mevzuatta bütünlüğe gidilmeli.

Basın İş Kanunu’nda iş güvencesi getirilmiş midir?

15 Mart 2003 tarihinden itibaren geçerli olan kamuoyunda iş güvencesi yasası olarak adlandırılan 4773 sayılı yasanın 12. Maddesi ile Basın İş Kanunu’nun 6. Maddesine bir fıkra eklenmiştir… Bu hükmün gazetecilerin yararına olduğu bir kuşku bulunmamaktadır. Bununla beraber, Basın İş Kanunu’nun bozuk metni ve yetersiz anlatımı karşısında, böyle bir kıyas  hükmünü uygulamak pek kolay olmayacaktır.

Basın İş Kanunu’nda gazeteci nasıl tanımlanmıştır?

“Bu kanun hükümleri, Türkiye’de yayınlanan gazete ve mevkutelerle haber ve fotoğraf ajanlarında her türlü fikir vesanat işlerinde çalışan ve İş Kanunu’ndaki “işçi tarifa şümulü haricinde kalan kimselerle bunların iş-verenleri hakkında uygulanır. Bu kanun şümulüne giren fikir ve sanat işlerinde ücret karşılığında çalışanlara gazeteci denir.”... Bu tanım gazeteci kavramını belirlemekte yetersizdir. Esasen gazetecilik gelişmekte olan ve özellikle teknolojik yeniliklerle ilerlemeler kaydeden bir meslektir. Bu bağlamda tüm gereksinimleri karşılayacak tam bir yasal tanım verme olanağı bulunmamaktadır… Gazeteci tanımını yenilemekte yarar bulunmaktadır. Aksi taktirde kimlerin bu yasaya göre gazeteci sayıldıkları konusunda önemli sorunlar çıkmaktadır.

GAZETECİ FARKLI BİR İŞTE ÇALIŞABİLİR

Gazeteci farklı bir işte çalışabilir mi?

Basın İş Kanunu’nun 13. Maddesinin ilk fıkrası açıkça, gazeteci işverenle yaptığı sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça, dışarıda, basınla ilgili olsun ya da olmasın, başka bir iş tutmakta serbesttir, hükmü yer almaktadır. Bu hüküm ile yasa, gazeteciye, hem basın içinde, hem basın dışında başka bir işte çalışma serbestisi tanımıştır… Öte yandan anılan maddenin ikinci fıkrasında iş sözleşmesinin feshinde sonraki zaman için gazetecinin mesleğini icra serbestisini sınırlayan şartların geçersiz oluğu, hükme bağlanmıştır.

ÇALIŞMADIĞI AYIN ÜCRETİNİ ALIR

Gazetecinin ücretinde ne gibi farklar söz konusudur?

Basın İş Kanunu’nu gazetecilerin ücretleri bakımından bazı avantajlı hükümler kabul etmiştir. Gazeteciye sözleşmede kararlaştırılan ücret her ay peşin olarak ödenir. Sözleşme süresi bitiminden önce kusuru olmaksızın işine son verilen gazeteciye ise, peşin aldığı ücretin henüz işlememiş olan kısmını iadeye mecbur tutulamaz. Gazeteciler her iş yılı sonunda işverinin sağladığı karın emeklerine düşen nispi karşılığı olarak asgari birer aylık ücret tutarında ikramiye alırlar. Yine gazeteciler, söz-leşme hükümleri dışında olarak işveren tarafından verilen işler ya da sipariş edilen ya da yayımlanması kabul edilen yazılar için ayrıca ücrete hak kazanırlar.

‘ASKERLİK VE GEBELİK DURUMUNDA ÜCRETİNİ ALIR’

İş Kanunu’ndan farklı olarak, Basın İş Kanunu’nda silah altına alınan gazeteciye askerliği ve kadın gazeteciye gebeliği sırasında ücret öngürülmüştür. Yine bağlı bulunduğu yayın kuruluşundaki bir yayın dolayısıyla tutuklanan ya da mahkum, olan gazeteci ücretini işverenden almaya devam eder.

YÜZDE 5 ZAMLI ÖDER ANCAK YARGITAY’IN KIYASINA GÖRE

Ücretin zamanında ödenmemesi halinde işvereni, bu ücreti, geçecek her gün için yüzde 5 fazlasıyla ödemeye zorunlu tutulmuştur. Gecikme için öngörülen günlük yüzde 5’lik zam çok yüksektir. Uygulamada Yargıtay kıyas yoluyla Borçlar Kanunu’nun 44. Maddesini dikkate alarak zamlı ödeme indirim yoluna gitmektedir.

1 YIL ALTINDAKİLERİN  FESİH BİLDİRİMİ 1 AY

Basın İş Kanunu’nda fesih bildirim süresi ne kadardır?

Gazeteci süresi belirsiz bir basın iş sözleşmesini en az bir ay önceden işverene yazılı olarak bildirmek suretiyle feshedebilir. İşveren ise (iş güvencesi hükümleri saklı kalmak koşuluyla), hizmet süresi 5 yıldan az olan gazeteciler için yazılı bildirimden itibaren bir ay, 5 yıldan fazla olanlar için 3 aylık bildirim süresine uyarak basın iş sözleşmesini feshedebilir… Fesih bildirimi süreleri fesih beyanının karşı tarafı ulaştığı andan itibaren işlemeye başlar. Belirsiz süreli basın iş sözleşmesinin bildirim süresine uymadan fesheden taraf, ister gazeteci olsun, ister işveren, karşı tarafı bu sürelere ilişkin ücret tutarında ihbar tazminatı ödeme zorunda kalır.  

YAKINLARI ÖLÜM TAZMİNATI ALIR

Ölüm tazminatı nedir?

Basın İş Kanunu’nun 18. Maddesinde düzenlenen bu tazminatın niteliği öğretide tartışmalıdır. Anılan maddeye göre gazetenin ölümü nedeniyle iş sözleşmenin sora ermesin halinde, eşi ve çocuklarına ve bunların bulunmadığı taktirde geçimi kendisine düşen aile üyelerine, ölenin aylık ücretinin üç mislinden az olmamak üzere kıdem hakkı tutarında ölüm tazminatı verilir.

Basın İş Kanunu’nda kıdem tazminatı nasıl düzenlenmiştir?

Basın İş Kanunu’nda çok kötü bir biçime kaleme alınmış, bu nedenle öğreti ve uygulamada tartışmalara ve farklı yorumlara yol açmıştır. Yasadaki kıdem tazminatı düzenlemesinin eksik ve yetersiz olduğu açıktır. Örneğin yasada emekli olan gazetecinin kıdem tazminatı alabileceği dahi öngörülmemiştir. Bununla beraber, İş Kanunu’ndakinden farklı olarak Basın İş Kanunu’ndaki kıdem tazminatı düzenlemesi mutlak emredici bir hüküm değildir. Kıdem tazminatına hak kazanma halleri ya da koşulları gazeteci lehine sözleşme ya da toplu iş sözleşmesi ile değiştirilebilir. Buna göre söz gelimi sözleşme ile, gazetecinin emekliliği ya da istifası halinde kıdem tazminatının ödeneceği hükme bağlanabilir.

GAZETECİDE MESLEKİ KIDEM VAR

Kanuna göre gazetecinin kıdem tazminatı alabilmek için meslekte en az 5 yıl çalışmış olması gereklidir. Kıdem hakkı gazetecinin bir işverenin yanında çalışmaya başladığı tarihten değil, mesleğe ilk giriş tarihinden itibaren hesaplanır ancak bir defa kıdem tazminatı alan gazetecinin kıdemi yeni işe girişinden itibaren hesaplanır. Haklı bir neden olmaksızın işverenin basın iş sözleşmesini fesih etmesi, gazeteciye kıdem tazminatı ödenmesini gerektirir. Bunun dışında sözleşme gazeteci tarafından haklı nedenle feshedilirse, gazeteci kıdem tazminatı almaya hak kazanır.

Kıdem tazminatı kural olarak derhal ve bir defada ödenir. Bununla birlikte yasa, işverenin maddi olanaksızlığı nedeniyle bir yılı aşmayan dört taksitte ödemeye imkan tanımıştır. Diğer iş yasalarının aksine Basın İş Kanunu’nda kıdem tazminatına bir tavan getirilmemiştir. Buna karşılık, gazetecinin 24 aylık ücreti tutarındaki kıdem tazminatı gelir vergisinden muaf olup, bunu aşan kısmı vergiye tabidir.

STAJYERLİK 3 AYDIR

Stajyer gazeteci kime denir?

Basın İş Kanunu’nda staj süresi, deneme süresi ile çakışan ve aynı anlama gelen kavramlar olarak kullanılmıştır. Anılan yasanın tecrübe müddeti başlıklı 10. Maddesinde, mesleğe ilk giren gazeteciler için en çok 3 aylık bir deneme süresinin kararlaştırılabileceği öngörülmüştür. Böyle bir staj süresi kararlaştırıldığı taktirde, bu süre içinde taraflar iş sözleşmesini herhangi bir    neden göstermeden ve derhal feshedebilirler…. 3 ayı aşan ya da deneyimi olan bir gazeteciye stajyerlik öngörüldüğünde, ilk halde deneme süresinin 3 ayı aşan kısmı, ikinci halde deneme süresinin tamamı geçersiz sayılacaktır. Ayrıca stajyer gazeteci sayısı, sözleşmeli yazı işleri kadrosunun yüzde 10’nunu geçemez.

GAZETECİLİK YAPTIĞINI KANITLARSA KANUNİ HAKLARINI ALIR

Basın iş sözleşmesinin yazılı şekilde yapılması sorunu?

Anılan yasanın 4. Maddesine göre gazeteci ile kendisini çalıştıran işveren arasındaki iş sözleşmesinin yazılı biçimde yapılması zorunludur. Uygulamada bazı işverenlerin böyle yazılı bir sözleşme yapmadıkları, gazeteciyi stajyer gazeteci olarak gösterdikleri ya da gazeteci ile sanki gazeteci bağımsız bir çalışanmış gibi telif sözleşmesi yaptıkları görülmektedir… Yargıtay’ın da katıldığı bir görüşe göre yasadaki biçim koşulu bir geçerlilik şartı değil, gazetecinin haklarının açıklığa kavuşması açısından önlem niteliğindedir. Yazılı sözleşmenin yapılmamış olması, işverenin para cezasına çarptırılması nedenidir. Şu halde yazılı bir sözleşmesi bulunmasa bile, bir işverene bağlı olarak gazetecilik çalışması yaptığını ispatlayan bir kişi, Basın İş Kanunu’nun tanıdığı bütün haklarından yararlanır. 

HASTALIK HALİNDE GERİ İŞE GİREBİLİR

Hastalık halinde gazetecinin korunması?

Hastalık  ya da kaza nedeniyle gazetecinin kısa süreli olarak iş görme borcunu ifa edememesi halinde ücretini alıp alamayacağı Basın İş Kanunu’nda düzenlenmemiştir. Bu boşluğu Borçlar Kanunu’nun 328. Maddesi uyarınca uzun süre için yapılan sözleşmede, işçi hastalık gibi nedenlere kısa süre işi ifa edemezse, bu müddet için ücret istemeye hakkı vardır, hükmüyle doldurulması uygun olur. Ayrıca Basın İş Kanunu’nun 12. Maddesinde gazetecinin uğradığı hastalık nedeniyle iş sözleşmesinin işveren tarafından feshedilemeyeceği hükmü yer almaktadır. Bununla beraber hastalığın 6 aydan  fazla uzaması halinde tazminat verilmek suretiyle sözleşme feshedilebilir. Ancak, şu şekilde işten çıkarılan gazeteci azami bir yıl içinde iyileştiği taktirde tekrar eski işine tercihan alınır.

YAYIN TÜRÜNE GÖRE YILLIK İZİN DEĞİŞİYOR

Gazetecinin yıllık ücretli izni?

Gazetecinin yıllık ücretli izni süresini yayın organının günlük olup almamasına göre faklı düzenlenmiştir.   Günlük bir yayın organında çalışan bir gazeteciye en az bir yıl çalışmış olmak kaydıyla, yılda 4 hafta ücretli izin verilir. Eğer gazetecinin meslekteki hizmeti 10 yıldan fazla ise, bu ücretli izni 6 haftadır. Günlük olmayan yayın organlarında çalışan gazetecilere ise, bir yılı doldurma şartı aranmadan her 6 aylık çalışma devresi için 2 hafta ücretli izin verilir. Ücretli izne rastlayan ulusal bayramlar, hafta tatili, genel tatil gibi günler ayrıca eklenir.

  Yorum Ekle

  Yorumlar


   Bu haber henüz yorumlanmamış...

  Benzer Haberler


Copyright 2017 Anayurt Gazetesi
İletişim