‘Salda’nın korumalı statüsü yok sayılıyor’

Güncel-Dizi

21 Ağustos 2019 Çarşamba 16:29

Salda Gölü’nün Özel Çevre Koruma Bölgesi ilan edilmesi ile imar planlarının mümkün hale geldiğini vurgulayan CHP Burdur Milletvekili Mehmet Göker, “Her iki statünün sözde karşılaştırması gerçeği yansıtmıyor ve TOKİ tarafından alanın yüksek korumalı statüsü yok sayılıyor” dedi.

Salih KAPLAN

ANKARA (Anayurt) -
CHP Burdur Milletvekili Mehmet Göker, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın Burdur'un Yeşilova ilçesindeki Salda Gölü’ne yapılması planlanan Millet Bahçesi projesinin iptali ile ilgili davada yaptığı Özel Çevre Koruma alanı ilan edilmesinin Salda Gölü’ne sit alanından daha fazla koruma sağladığı yönündeki savunmasına tepki gösterdi. Salda Gölü’nün Özel Çevre Koruma Bölgesi ilan edilmesi ile imar planlarının mümkün hale geldiğini vurgulayan Göker, “Her iki statünün sözde karşılaştırması gerçeği yansıtmıyor ve TOKİ tarafından alanın yüksek korumalı statüsü yok sayılıyor” dedi.

Salda Gölü’nde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın Millet Bahçesi ve Millet Bahçesine ait Sosyal Donatıları ile Altyapı ve Çevre Düzenlemesi hakkındaki ihalesi Yeşilova’da yaşayan 5 kişinin katılımı ile yargıya taşınmıştı. Yürütmenin durdurulması talebiyle açılan davada Bakanlık ise Salda Gölü’nün Doğal Sit Alanı statüsünün kabul edilmesiyle birlikte Özel Çevre Koruma alanı ilan edilmesinin sit alanından daha fazla koruma sağladığı yönünde savunma yapmıştı.

Yaşanan gelişmeler ile ilgili olarak basın açıklaması gerçekleştiren CHP Burdur Milletvekili Mehmet Göker, sit alanlarda herhangi bir ölçekte plan uygulamasının yapılamadığını hatırlatarak, “Sit alanının Özel Çevre Koruma Alanı içerisine alınması ile birlikte Özel Çevre Koruma Bölgelerinde İmar planları yapılmasını mümkün hale geliyor. Dolayısıyla her iki statünün sözde karşılaştırması gerçeği yansıtmıyor ve TOKİ tarafından alanın yüksek korumalı statüsü yok sayılıyor” dedi.

Bakanlığın sunduğu savunma dilekçesindeki bir diğer ayrıtının da 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun ilgili maddesinin eksik olarak dilekçeye alınması olduğunu söyleyen Göker, “Kanunun 68/c maddesi Toplu Konut Kanunu kapsamındaki projelerde, 5’inci maddenin beşinci ve altıncı fıkraları, 62’inci maddenin (a) ve (b) bentleri ile (c) bendindeki kamulaştırma, mülkiyet, arsa temini, imar işlemleri ve uygulama projesine ilişkin şartlar aranmaksızın ihaleye çıkılabileceğini söylüyor. Ancak devamı ‘ÇED raporu zorunluluğu bulunan hallerde sözleşme imzalanmadan önce bu raporun alınması zorunludur’ şeklinde. ÇED raporu alınması gereken bu alanda maddenin uygulanması mümkün değilken, TOKİ kanunda işine yaramayan maddeye dilekçesinde yer vermemiş. ÇED Gerekli Değildir Kararı veya ÇED Olumlu raporları alınmadan burada çivi çakılamayacağını onlar da biliyor” ifadelerini kullandı.

Toplumda var olan Salda Gölü ile ilgili duyarlılığın artmaya devam ettiğini belirten ve ihalenin bir an önce iptal edilmesini talep eden Göker, şunları söyledi: “Söz konusu dava dosyalarına gönderilen bu tür açıklamalar bize, kafasına Salda Gölünden ve çevresinden rant sağlamayı koymuş olanların süreci uzatarak amaçlarına ulaşmayı hedeflediklerini gösteriyor. TOKİ tarafından Isparta İdare Mahkemesine gönderilen bu açıklamadan anlaşılacağı üzere Salda Gölünün üzerindeki kara bulutlar dağılmadı. Aksine AKP iktidarlarının kişiye, kuruma, adrese teslim işlere yönelik 200 kez üzerinde değişiklik yaptıkları Kamu İhale Kanunu ve diğer mevzuatlardan faydalanarak amaca ulaşmak için mazeret yolları aranıyor.”

Isparta İdare Mahkemesi, 19 Ağustos 2019 tarihinde Salda Gölü'nde Millet Bahçesi projesinin iptali için açılan davayı yetki yönünden reddederek, dava dosyasının Ankara İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine karar vermişti.

  Yorum Ekle

  Yorumlar


   Bu haber henüz yorumlanmamış...

  Benzer Haberler


Copyright 2017 Anayurt Gazetesi
İletişim