‘Susmak ihanettir’

Ankara

15 Eylül 2019 Pazar 13:36

Kentin değerlerinin korunması için verdiği mücadele nedeniyle birçok kez davalık olan Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, bu süreçte kendisini motive eden şeyleri anlatarak, “Susamam kavramı şimdilerde raple gündeme geldi ya, eğer susuyorsanız ihanet ediyorsunuz demektir” dedi.

Tamer Arda ERŞİN

ANKARA- Kentin değerlerinin korunması için verdiği mücadele nedeniyle birçok kez davalık olan Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, kendisine yönelik tehditler nedeniyle 2 kez istediği koruma talebi karşılıksız kaldı ancak kent mücadelesini sürdürdü. Kendisini motive eden şeyleri anlatan Candan, “Susamam kavramı şimdilerde raple gündeme geldi ya, eğer susuyorsanız ihanet ediyorsunuz demektir” dedi.

Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, Ankara’daki kent mücadelesiyle tanınıyor. Atatürk Orman Çiftliği (AOÇ) arazisinin parça parça satılması, buraya Candan’ın deyimiyle “Kaçak Saray” yani Cumhurbaşkanlığı Külliyesi yapılmasına karşı verdiği mücadele ve Ankara Büyükşehir Belediye eski Başkanı Melih Gökçek’e karşı yürüttüğü mücadele ve davalar ile Türkiye’nin birçok kez gündemine oturdu. En son AOÇ ile ilgili verilen mücadeleyi Ali Hakkan ve Gökçe Bolat ile Kaçak Saray kitabında kaleme aldı.

Candan kent mücadelesi sürecinde adliye kapılarını çok aşındırdı. Kent mücadelesinin yanında kendisine yönelen saldırılara yönelik insan hakları mücadelesi de verdi. Candan’a Cumhurbaşkanlığı tarafından 2, Melih Gökçek tarafından 3, diğer kurumlar tarafından 3 dava açıldı ve Candan bunlardan beraat etti. Candan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) insan hakları ihlali, itibar ve şerefi koruma, adil yargılama hakkı ihlali gerekçesiyle 9, Anayasa Mahkemesi’ne 5 başvuru yaptı. Ayrıca kent hakları ihlalinden Mimarlar Odası ve Candan’nın AİHM’de 29 başvurusu bulunurken, kent ve insan hakları konusunda Türkiye mahkemelerinde 120 suç duyurusu var. Candan, AOÇ ve kent mücadelesi sürecinde kendisine yönelik tehditler nedeniyle emniyetten 2 kez koruma talebinde bulundu fakat talep karşılanmadı.

‘YILDIRMAYA ÇALIŞTILAR, YILMADIK’

“2012 yılından sonra Atatürk Orman Çiftliği  değerlerinin korunması ve Kaçak Saray’ın yapımına başlanmasıyla çoklu bir mücadele yöntemi geliştirdik, fikri takip süreci ile ilgilendiğimiz her konunun her aşamasını takip edip kamuoyuyla paylaştık” diyen Candan, bu mücadeleleri nedeniyle odalarının sürekli baskı altında kaldığını söyledi: “Kaçak Saray sürecinden Cumhurbaşkanı’nın, AOÇ sürecinde de Gökçek’in hedefi haline geldik. Tarihin hiçbir noktasında bir Oda başkanının fotoğrafı poster olarak bastırılıp, ‘Ankara Bulvarı’nı kapatan Mimarlar Odası Başkanını lanetliyoruz’ diye yazdırılıp, Ankara’nın her yerine asılmamıştır. İnsanların ‘gözünün üstünde kaşın var’ diyerek bir birini vurduğu dönemde, Gökçek tarafından bir odanın kadın başkanı hedef gösterildi. Aynı şekilde Kaçak Saray sürecinde Cumhurbaşkanının talimatıyla binlerce AKtrollün sosyal medyada saldırısına maruz kaldık. Bizi yıldırmaya çalıştılar ancak hiçbirinden yılmadık. Çünkü çok haklıydık.”

‘TALİMATLA DAVA AÇILDI’

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açılan dava sürecinde adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ifade eden Candan, bunu şöyle anlattı: “Cumhurbaşkanının Genel Sekreteri tarafından Adalet Bakanlığı’na yazı yazılarak hakkımda dava açılması istendi. Bunu AYM’ye başvurduk, davadan beraat ettiğim için karar verilmedi. Davayı AİHM’e taşıdık.”

‘ELEŞTİRİ EŞİĞİ DAVALARDA FARKLI İŞLİYOR’

Yargının davalarla ilgili tutumunu eleştiren Candan, “Biz kent mücadelesinin yanında insan hakları mücadelesi de verdik. Bize hakaret ettiklerinde asılsız suçlamalarda bulunulduğunda suç duyurusunda bulunduk,  bize ‘Siz bir örgütün başkanısınız ve eleştiri eşiğinizin yüksek olması gerekir’ dediler ve işleme koymadılar. Fakat biz kimseye hakaret etmeden yürüttüğümüz kent mücadelesinde gerçekleri söylediğimiz için hakkımızda iftira ve hakaret davaları hemen açıldı. Gökçek ve Cumhurbaşkanı talep edince işleme koymama durumu işlemedi,  Sizin eleştiri eşiğiniz yüksek olmalı’ denilmedi, ancak mahkeme sürecinde beraat edebildik. Türkiye tarihinde bir meslek odasının kadın başkanı kamu yararı mücadele verirken bu kadar saldırıyla ve davayla karşı karşıya kalmış mıdır en azından ben bilmiyorum” diye konuştu. 

‘EN BÜYÜK MOTİVASYON HAKLI OLMAK’

Candan kent için verdikleri mücadelede kendisini motive eden şeyleri şöyle açıkladı: “Bana atadan, babadan dürüstlük, hak ve adalet kavramları öğretildi. Okuldaki öğretmenlerimizde bunu pekiştirdi. En büyük güç haklı olmak ve biz çok haklıyız. Bir taraftan da AOÇ mücadelesi bize yeniden Cumhuriyet değerlerini ve Atatürk’ün ne kadar büyük bir deha olduğu derinliğini gösterdi. Okulda öğretilen Cumhuriyetin Kuruluşu ve değerleri, Milli Mücadele ve Atatürk’ün yaptıkları devrimler, statik olarak anlatılıyor, derinlik yok. Atatürk Orman Çiftliği mücadelesi bize,  Cumhuriyetin derinliğini bir kez daha gösterdi, mekan ve ideoloji arasındaki güçlü bağı bu derinlikle, topluma anlatabildik. Kurulduğu yıllarda bir halk üniversitesi olan Atatürk Orman Çiftliği, mücadele sürecinde hepimiz için yeniden okul oldu.”

‘CUMHURİYET

REJİMİNİN KORUNMASI İÇİN DİPLOMALARIMIZI SENET OLARAK VERDİK’

“Rejimle hesaplaşılan bir dönemde bizim Cumhuriyet’e borcumuz var, bizi motive eden şeylerden birisi de bu. Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyeti kurup kadın haklarını vermeseydi, devrimleri yapmasaydı, ben bugün bir kadın olarak Mimarlar Odası Ankara Şube başkanı olabilir miydim? Bizim bu ülkeye bir vefa borcumuz var ve onun için Cumhuriyet değerlerinin korunması için diplomalarımız Cumhuriyete verilmiş senetlerimizdir. Bu hakikat ve emaneti korumak, bilimin ve tekniğin yolundan ilerlemek bizim haklılığımız ve akıllı inatla mücadeleyi sürdürmek ise kararlılığımızdır.”

ÇALIŞMALARINI YAVUZ ÖNENİN MASASINDA YAPIYOR

“Meslek örgütümüzün mücadelesine baktığımızda,  bu kaynak da bizi gelenek olarak bırakılmış ve bizi harekete geçiriyor. ODTÜ’de Mimarlık öğrencisi olan Sinan Cemgil’in öldürüldüğünü arkadaşları Mimarlar Odası’nda öğreniyor. TMMOB Başkanlığı yapmış, meslektaşımız Yavuz Önen’in masasında mücadeleyi koordine etmek ayrı bir güç veriyor insana. Mimarlar Odası’nın devrimciliği, inatçılığı, kararlılığı ve mücadeleciliği de bizi motive ediyor ve TMMOB mücadelesine damga vuran iki başkan Teoman Öztürk ve Yavuz Önen’in Mimarlar Odasının temsilcileri olması tesadüf değil yani. Mimarlar Odası mekansal olarak, tüm aydınların, sanatçıların, gazetecilerin, yazarların ve kitle örgütlerinin buluşma, paylaşma ve yeniden aydınlanma mekanı olmuştur, yani okul gibi, üniversite gibi. İşte bizi güçlü kılan ve harekete geçiren, gerçekliğe kayıtsız kalmamıza izin vermeyen şey bu.  Ayrıca mimarlık mesleğinin yaratıcılığı, sosyal kültürel ve sanatsal boyutu ile birleşince inanılmaz yenilikçi, yaratıcı haklı ve keyifli bir mücadele süreci ortaya çıkıyor.  ”

‘SUSMAK İHANETTİR’

“Korkmuyor musunuz?’ diye bana çok sordular. Korku insana ait ancak insan korkunun üzerine giderek onu aşıyor. Korku ve cesaret insan vücudunda aynı anda bulunur. Cesareti öne çıkararak, korkuyu aşabiliriz. Cesaret bulaşıcı. Bazı dönemler vardır ve bu dönemlerde susmak ihanet etmektir. Susamam kavramı şimdilerde raple gündeme geldi ya, eğer susuyorsanız ihanet ediyorsunuz demektir. İstenirse ve kararlı olunursa o kadar suskunluğun arasında bir şeyler yapılabilir, biz çok kısıtlı ortamlarda bile bunun yapılabileceğini göstermeye çalıştık.”

AİHM’DEN AYM’YE BİRÇOK DAVA VAR

Candan’ın açtığı ve Candan’a yönelik açılan davaların listesi şöyle:

• Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde: 29 adet Mimarlar Odası ve Tezcan Karakuş Candan olarak (kent hakları ihlali) başvurusu bulunuyor. Candan’ın  insan hakları ihlali, itibar ve şerefi koruma, adil yargılama hakkı ihlali gerekçesiyle ayrıca 9 başvurusu var.

• Anayasa Mahkemesi’nde:  Candan ve diğer yönetim kurulu üyelerinin 5 adet insan hakları ihlali, itibar ve şerefi koruma, adil yargılama hakkı ihlali gerekçesiyle başvurusu var.

• Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Candan hakkında açtığı davalar: Bir manevi tazminat bir de ceza davası beraat kararıyla sonuçlandı.

• Melih Gökçek’in Candan hakkında açtığı davalar: “Parsel parsel sattı” söylemiyle ilgili iftira davası açtı, dava beraatla sonuçlandı. AOÇ kavşağına yerleştirilen robot heykeli ilgili Candan’ın söylediği sözlerle ilgili manevi tazminat davası açtı, dava beraat kararıyla sonuçlandı. Candan ve 4 oda yöneticisinin Ankapark ile ilgili açıklamaları nedeniyle iftira davası açıldı, beraat kararı verildi. Dava istinaf mahkemesinde devam ediyor.

• Diğer Kurumlar tarafından Tezcan Karakuş Candan’a açılan davalar: Havagazı Fabrikası’nın yıkımı sırasında binada asbest tespit edilmişti. Bu süreçte zarara uğradığını ileri süren Maltepe Pazarı esnafı tarafından Candan hakkında açılan manevi tazminat davası, Ulus tarihi kent projesiyle ilgili söylemleri nedeniyle Kredi ve Yurtlar Kurumu tarafından açılan manevi tazminat davası devam ediyor. Avukat Berrin Yeşilyurt tarafından Candan hakkında “asılsız suçlama ve iftira” iddiasıyla dava açıldı ve dava reddedildi. Avukat Baroya şikayet edildi ve Ankara Barosu’ndan ceza aldı.

• Tezcan Karakuş Candan’ın kent mücadelesi sürecinde kent ve insan hakları konusunda 120 suç duyurusu bulunuyor. İnsan hakları, itibarsızlaştırma ve hakaret gibi gerekçelerle Candan’ın kurum, kişi ve basın- yayın organları hakkında açtığı 9 adet manevi tazminat davası bulunuyor. Yine aynı gerekçelerle Candan tarafından, Basın Konseyi’ne yapılmış 8 adet şikayetten 5’i karara bağlanarak ilgili basın mensuplarına ceza verildi. Candan hakkında çıkan haberlerle ilgili 2 kez tekzip başvurusunda bulundu, bir kez de RTÜK’e şikayette bulundu, hakkındaki internet haber sitelerinde çıkan haberlerle ilgili 50’yi aşkın erişimin engellenmesi başvurusu yaptı. Melih Gökçek’in avukatı Fatih Atalay, Candan’ın ‘kişilik haklarını hedef alan’ demeçleri nedeniyle Ankara Barosu’na şikayet edilen avukat Baro’dan, ceza aldı. Candan ve diğer yönetim kurulu üyelerinin açtığı AOÇ arazilerinin ABD’ye satılması ve protokolün iptali için davası devam ediyor. Yargıtay’da “AOÇ’de Atatürk’ün vasiyeti ve şartlı bağışını ihlali”ne ilişkin süren davada da Candan müdahil sıfatıyla bulunuyor.

  Yorum Ekle

  Yorumlar

 Zeki Yalçındere
 15 Eylül 2019 Pazar 22:42
SUSAMAM...

  Benzer Haberler


Copyright 2017 Anayurt Gazetesi
İletişim