Melike BOSTAN
Çernobil’in kahramanları

19 Temmuz 2019 Cuma

Yakın zamanda Çernobil dizisi ekranları kasıp kavurdu, etkileri hala sürüyor.

Ukrayna’nın Pripyat kentinde bulunan nükleer santralin patlamasını konu alan yılın dizisi Çernobil insanların dikkatini 26 Nisan 1986’da meydana gelen nükleer felakete çekti. Bu furyadan sonra iki kahramanlık hikayesini paylaşmak şart oldu.

İlki Çerrnobil felaketinin ikinci yıl dönümünde intihar edip milyonlarca insanı kurtaran bir kahramanın hikayesi.

Çernobil faciasının perde arkasında yaşananları araştıran bir bilim insanıydı Valery Legasov. Ölümüyle birlikte milyonlarca insanın hayatını kurtardı.

Dizide Legasov’u hatırlarsınız. Akademik geçmişi bir hayli parlak Legasov’un Çernobil’deki nükleer tesiste yaşanan kazada bölgeyi incelemeye gidecek olan bir ekipte yer aldı. O dönemde hükümete ciddi bir sorun yoktu.

Legasov olay yerine geldiğinde basit bir patlama olamayacağını         fark etti. Faciaya bizzat tanık oldu. Patlama o kadar büyüktü ki, radyasyonu ölçen cihazlar bile bozuldu. Legasov, insanların acilen bölgeden tahliye edilmesini istedi, saatler sonra şehir tahliye edildi ama geride dünyayı etkileyecek kadar tehlikeli bir reaktör kalıntısı vardı.

Çernobil’de kalan Legasov’un ömrü her dakika biraz daha kısalıyordu.

Radyosyon yüzünden en fazla birkaç yıl daha yaşayabilirdi. Ancak Legasov, kendini feda ederek Çernobil’den bir an ayrılmadı. Facianın suçlusu olarak görülen Sovyet Rusya, itibarını temizlemek için Legasov’un  yardımına başvurdu. Bu durumun önüne geçmek için bir kere daha Legasov’un yardımına başvuruldu. Legasov  bir rapor hazırladı, suçun Sovyet Rusya’ya ait olmadığını söyledi.

Legasov, önlem alınmadığı takdirde yeni bir patlamanın kaçınılmaz olacağını düşünüyordu. Tehlikeyi anlattı ama kimse lafını dinlemedi.

KGB Legasov’u göz hapsinde tutmaya başladı ve uygunsuz bir davranışta bulunursa cezasız kalmayacağını söylediler.

Legasov söylenen her yalanla gerçeğe borçlanılacağını düşünüyordu ve tehditlere boyun eğmedi. Hayattayken dinletemediği sözleri belki ölünce dinletebilirdi.

Legasov, Çernobil’deki patlamanın ikinci yıl dönümünde kendini astı.

Ardında Çernobil faciasının perde arkasıyla ilgili ses kayıtları bıraktı. İntiharı dünyada ses getirdi. Acilen bir yasa çıkarılarak başka faciaların önüne geçildi.

Valery Legasov gerçek bir kahramandı. Canı pahasına milyonlarca insanın hayatını kurtardı.

Patlamada santralde bulunan 30’un üzerinde kişi yaşamını yitirdi, 600 milyondan fazla insan etkilendi. Türkiye de birkaç gün sonrasında gelen radyoaktif bulutlarını gördü. Karadeniz Bölgesi’nde doğal yaşam tamamen değişti, radyasyondan kaynaklı hastalıklar arttı. Karadeniz üstüne yağmur gibi kanser yağdı. Çay, fındık, deniz ürünleri ve dereler radyoaktif kirliliğe maruz kaldı.      Kaza sonrası toplanan çay ve fındığın büyük bir kısmı tüketildi. Bir kısmı da gömüldü.

Dünya Çernobil’in yıkıcı etkilerine karşı önlem alırken bizden biri televizyona çıkıp çay içti. İkinci kahramanımız dönemin Sanayi ve Ticaret Bakanı olan ve 2011 yılında hayatını kaybeden Cahit Aral ekranda Türkiye’ye seslendi “İçiniz rahat olsun” dedi. Bu dönemde yapılan toplumsal mücadelenin önde gelen ismi Şair ceketli çocuk Kazım Koyuncu da 33 yaşında kansere yenik düştü. Bakan da risk almıştı. Ülkede işler böyle. Aral’ın hikayesi kısaydı ama Legosov ile farkı bulmak için yeterli.

  Yorum Ekle

  Yorumlar


   Bu haber henüz yorumlanmamış...


Copyright 2017 Anayurt Gazetesi
İletişim