Namık Kemal ZEYBEK
Dîvânü Lügati’t Türk’ten öğütler

12 Temmuz 2019 Cuma

Kaşgarlı Mahmud atamızın bundan bin yıl önce Abbasilere Türkçe öğretmek amacıyla hazırladığı kutlu kitaptan örnekler vermek istiyorum. Ancak kitabın Önsözündeki görkemli anlatımı hatırlatmak isterim:

“Talih güneşinin Türklerin burcunda doğduğunu ve Cenabı Hakk’ın Türk Hakanlığını Göğün Felekleri arasına yerleştirdiğini, onlara TÜRK dediğini ve egemenlik verdiğini, onları tüm beşeriyete memur ettiğini, doğruluğa yönelttiğini, onlara katılanları ve onlar adına çabalayanları güçlendirdiğini, böylece istedikleri her şeyi elde ettiklerini ve çapulcuların rezilliğinden kurtulduklarını idrak ettim.

Allah Elçisi dedi ki: Türklerin dilini öğrenin çünkü onların saltanatı uzun sürecek. Bu hadis sahi ise Türkçeyi öğrenmek dinî bir görevdir. Eğer sahi değilse, marifet bunu gerektirir.”

Dîvânü Lügati’t Türk’te Türkçe sözlerin Arapça karşılıkları ve kullanım örnekleri var. Bu örnekler bize dönemin uygarlık birikimi hakkında derin bilgiler veriyor.

Seçtiğim örnekleri ilginize sunuyorum:

Kaçan (ne zaman) körse (görse) anı (onu) Türk

Ayga anık aydaçı (açıkça söylerler ki)

Mungar  tegir  ululuk (böylesine ululuk)

Munda naru keslinür (bunda yönü nasıl kesilir)

(Türk’ü gördüklerinde, açıkça söylerler ki, böylesine ululuk nasıl kesilir ve yön değiştirir.)

Oglum sanga kodur men (Oğlum sana bırakıyorum)

Erdem ögüt humaru (erdemi öğüdü miras olarak)

Bilge erig (eri) bulup sen

Yakkıl (yanında kal) anıng (onun) taparu (bulduğunda bilgilerini öğren)

(Oğlum sana miras olarak erdemi ve öğüt’ü bırakıyorum. Bilge kişiyi bulduğun zaman onun yanında kal ve onun bilgilerinden öğren, bilgini çoğalt.)

Oglum ögüt algıl (al)

Biligsizlik keter

Talkan (kavut) kimnig (kimin) bolsa

Angar (ona) bekmes (pekmez) katar

(Oğlum öğüt al ve bilgisizliğini gider. Kim de kavut yani kavrulmuş buğday unu olursa onu yiyebilmek için pekmez katar. Bilgi kişiyi tatlandırır.)

Külse (gülse) kişi yüzinge (yüzüne)

Körklük (güzel) yüzin (yüzünü) körüngil (görün)

Yavlak (sert) ködez  (sakla) tiligni (dilini)

Edgü (iyi) savıg (sözleri) tilengil (ara)

(Yüzüne gülümseyerek bakana sende en güzel yüzünle görün, dilini sert sözlerden koru, iyi sözleri ara ve onları kullan.)

Ulugnu tiler men (ululuğu dilerim)

Tavarın (mal ile) yölermen (desteklerim)

Tilekni bular men (dileği bulurum)

Yılkım (atsürüm) angar (onlar tarafından) üplenür (yağmalanır)

(Ululuğu, bilgeliği dilerim. Malımı dağıtarak bilgeliğimi geliştiririm. Dileğime erişirim, at sürümü onlara dağıtırım.)

  Yorum Ekle

  Yorumlar


   Bu haber henüz yorumlanmamış...


Copyright 2017 Anayurt Gazetesi
İletişim