Osman BAŞ
Öğretmenim (1)

8 Kasım 2019 Cuma

24 Kasım 1928, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün “Millet Mekteplerinin Başöğretmenliğini kabul ettiği gündür. Bakanlar Kurulu, Mustafa Kemal Atatürk’e “Millet Mektepleri Başöğretmenliği” unvanını 11 Kasım 1928’de yaptığı toplantıda vermiş ve bu unvan, 24 Kasım’da Millet Mektepleri Talimatnamesinin yayınlanması ile resmileşmiştir. Atatürk’ün 100. doğum yıl dönümü olan 1981 yılında, onun “başöğretmen” oluşunun yıldönümlerinde ülke çapında Öğretmenler Günü kutlanmasına karar verilmiştir. 24 Kasım günü, 1981 yılından bu yana “Öğretmenler Günü” olarak kutlanmaktadır.

Amacı; Türk öğretmeninin toplumdaki yerini ve önemini belirtmek, saygınlığını artırmak, öğretmenler arasında sevgi, saygı ve dayanışma bağlarını kuvvetlendirmek, emekli öğretmenleri saygı ile anmak ve mesleğe yeni başlayan öğretmenlerde mesleklerinin yüceliği bilinci uyandırmaktır.

Bugün tüm öğretmenlerimizin hizmetlerine karşılık, unutulmadıklarını gösteren bir gündür. Öğretmenlik, her şeyden önce sevgi, aşk ve ülkü mesleğidir. Kutsaldır.

Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde, öğretmen, müdür yardımcısı, müdür ve müfettiş olarak otuz beş yıl görev yaptım. Hayatımın en huzurlu ve mutlu günlerini öğrencilerimle birlikte olduğum günlerimde yaşadım.

Toplumların kaderi ile öğretmenlerin kaderi aynıdır. Toplumu bilimin aydınlığına çıkaran, çağı yakalayan, medeniyetin bilgi ve birikimlerini milli kültür ile bütünleştirip ülkenin yarınlarını eğiten ve öğretendir. Öğretmen bir toplumun en önemli ve değerli görev simgesidir.

Öğrenmeye rehberlik eden diye de tanımlanmaktadır. Önemli sorumlulukları vardır. Ailesine, doğduğu köye, ilçeye, İl’e, ülkeye ve dahi insanlığa karşı sorumlulukları vardır. Bunları bilenlerdenim. Çünkü ben ilkokul öğretmeniyim. Öğretmek ve öğrenmek nedir, öğreten ve öğrenen arasındaki bağı bilirim. 

Atatürk öğretmelere seslendiği bir konuşmasında; “ Sizin başarınız, Cumhuriyetin başarısı olacaktır. Diyor. Peygamberimiz “Sizin en hayırlınız, başkalarına faydalı olanınızdır.”   buyuruyor.

Bütün bu sözlerdeki mesajlar, takdir edileceği üzere, öğretmenin toplum hayatındaki değer ve önemini ortaya koymaktadır. Öğretmenlerin yetişmesinde ihmali, kusuru olup, değer vermeyen, eğitim- öğretimde imkânı sağlamayan toplumların gelişmesi, kalkınması, üretmesi çağı yakalaması düşünülemez. Tarih bunun sayısız örnekleri ile doludur.

Toplumu bilimle aydınlatan, çağı yakalayan ve uyum sağlayan ona güç ve saygınlık kazandıran temel öğelerdendir. Bazen bilginin kaynağı, yol gösterici, hayatın gerçeğini belirleyicidir. Her ileri adımda enerji payı, her mutlulukta alın teri vardır.

Hastalara şifa dağıtan doktorları, fabrika kuran mühendisleri, vatanı düşmana karşı koruma ve kollama görevini yüklenen komutanları yetiştirendir. Keşifler, icatlar yapan insanlığın hayrına bilimin teknolojinin insanlığın refah ve mutluluğu için araştırmalar yapan bilginlere yön verendir. Ölümsüzdür. Şairlerin mısralarındadır. Yeni nesillerin mimarıdır.

Kasım ayında öğretmenler gününden bahsetmek, okuyuculara hatırlatmak, öğretmenlere görevlerini ve sorumluluklarını teyit etmek adına yazmayı bir görev sayıyorum.

Meslek ile ilgili özlü sözlerden örneklerle yazımızı zenginleştirmek istiyorum.

“Ulusları kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir. (Atatürk)

Öğretmenler, yeni nesil sizin eseriniz olacaktır. (Atatürk)

“Dünyada her şeye kıymet biçilebilir. Ama öğretmenin eserine kıymet biçilemez.” (Sokrates)

“Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum.” (Hz. Ali)

“Öğretmenler! Cumhuriyet sizden, fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller ister.” (Atatürk)

Bahar çiçekleri kadar taze, gönül dilimden, dudaklarıma akıp seslendirdiğim, en güzel şarkıları, türküleri, marşları onlara söyledim. Akşamdan sabaha en güzel, en doğru bilgileri vermek için çalıştım durdum. Önce kendim okudum. Sonra öğrencilerime de okuma alışkanlığı kazandırdım.

Ellerini öptüğümüz öğretmenlerimizin her alanda çok iyi yetişmesi ve meslek hayatları boyunca da kendilerini sürekli geliştirmeleri gerektiğini hatırlatmak istiyorum. Öğretmenler çok iyi eğitim almalı, mesleği isteyerek ve severek yapmalıdır.

Ülkemizin fedakâr öğretmenleri, sizler her şeyin en güzeline layıksınız.

  Yorum Ekle

  Yorumlar


   Bu haber henüz yorumlanmamış...


Copyright 2017 Anayurt Gazetesi
İletişim