MENÜ
Ankara 21°
Anayurt Gazetesi
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Toprağı işle o seni mahcup etmez
Abbas SATIR
YAZARLAR
4 Temmuz 2019 Perşembe

Toprağı işle o seni mahcup etmez

Toprak anadır

Toprak vatandır

Toprak berekettir

Toprak üretimdir,

Toprak çağdaş medeniyete yükselmektir

Toprak bir karışı için can vermektir

Toprak kanundur

Toprak sevdadır

Toprakla konuşursun

Toprakla dertleşirsin.

Ünlü Ozan Aşık Veysel’in “Benim sadık yarim kara topraktır…şiiri toprağın her şeyin kaynağı olduğunu gösterir.

Velhasıl toprak herşeyimizdir.

Toprak, İnsanların yaşamlarını sürdürebilmesi ve gereksinminleri karşılayabilmesi için gerekli kosulları sağlar. Dünya barındırdığı toprağa bağlı olarak hayatlarını devam ettiren canlı çeşitliliği bakımında adeta âlemin kalbi olduğu gibi, toprak da arzın kalbidir.

Daha 10 yıl öncesine kadar,  dünyada kendi kendine yeten 7 ülkeden biri olan Türkiye, bugün tarım ürünlerini ithal eder duruma düşmüştür. .

Yönetimin uyguladığı yanlış tarım politikası ile ; köylüye “Tarlanı,  arazini ekmene gerek yok. Sana hektar başına şu kadar para veririm” diyor. Dünyanın  hangi ülkesinde böyle bir tarım politikası vardır.

Buğdaydan, mecimeğe, pirinçten bulgura kadar her tarım ürününü  ithal ediyoruz. Bunun tipik örneğini geçtiğimiz aylarda  yaşadık.  Artan fiyatlarla, biberin acısı daha ağır, soğanın daha çok göz yaşarttığını görmedik mi?  Patatesin tadını unuttuk.  Kovada suyun bir anda bittiği  gibi, ürünlerimizin tükendiği gördük.

Yıllardır, Türk ekonomisi üretimden o kadar kopmuş ki,  iç savaştan harabeye     dönen Suriye’den patates alır  hale geldik.

Artık pabuç pahalı.

************

Son 5 yıldır Marmaris’in  Kızkumu ile tanınan Orhaniye Köyünde  eşimle birlikte  “nohut oda, bakla sofa” bir ev kiraladık. Mart ayında geliyor, aralık ayında Ankara’ya dönüyoruz. Geçtiğimiz yıllarda, köyde bazı verimli toprakların ekilmediğini görüyordum. Çok da üzülüyordum.

Bu yıl köylü uyanmış. Bir karış toprağı boş bırakmamış.

Evimizin önündeki tarlayı ekmek için komşularımız Ahmet Acar, Cennet Eren, Üçgül  Acar ve Ayten Hoppa ile birlikte kolları sıvadık. Nisan ayının sonuna doğru, tarlayı sürdük. Tüm sebze ve  meyveleri ektik.

Şimdi 4-5 ailenin  ihtiyacı olan, domates, biber, patlıcan, salatalık ve diğer tarla ürünlerini buradan karşılıyoruz. Bir aydan bu yana, köy pazarına gitmiyoruz.

Benim anlattıklarım küçük bir örnek. Eğer bugüne kadar, boş kalan tarlalarımızı  ekmiş olsaydık, Suriye’nin bomba yemiş patateslerine muhtaç olmazdık.

Bugün Türkiye’de tarıma elverişli olmasına ragmen ekilemeyen arazi miktarının 2 milyon hektar olduğu belirtiliyor. Bu Avrupa’nın küçük ülkelerini yüzölçümleri kadar. Bunu neden yıllardır ihmal ediyoruz.

Bizim acilen tarım topraklarımızdan daha fazla verim alınmasını sağlayacak yol ve yöntemler  bulunması gerekmektedir.

Gıdamız topraktan geliyor. Toprağı ihmal etmeyelim. Toprağı işle, o seni mahçup etmez.

Yoksa, gelecekte  çocuklarımıza toprağı saksıda gösteren  ülke haline geliriz.

Doğal ortam, insanlara yaşamlarını sürdürebilmeleri ve ihtiyaçlarını karşılamaları için gerekli koşulları sağlar. İnsanlar ekonomik faaliyetlerini doğal çevreyi kullanarak yaparlar. Doğal çevrenin yetersiz kaldığı durumlarda ise insanlar doğal ortamı değiştirerek ondan yararlanma yoluna giderler. Barajlar, tüneller, köprüler, dalgakıranlar, yapay adalar yapılması; denizlerin doldurularak yerleşim alanı açılması insanların doğal ortamı değiştirerek yararlanmalarına örnektir.

Ancak tüm bunları yaparken toprağı sürekli tahrip edip kullanılmaz hale getiriyoruz. Canlıların yaşam ve besin kaynağı toprak her geçen gün zarar görüyor ve yok oluyor.

Ormanlar, canlı yaşamı için son derece önemli doğal bir bitki örtüsüdür. İnsanların tarım arazisi açmak için ormanlık alanları tahrip etmeleri doğal ortamı değiştirme ve yararlanma şekillerine olumsuz bir örnektir. Doğada bilinçsizce yapılan değişiklikler ve çevre kirliliği, doğayı tahrip etmekte ve ona zarar vermektedir. Diğer canlılarla birlikte insanların da yaşamlarını devam ettirmeleri için doğal çevrenin korunması gerekir. Doğal çevreye karşı duyarlıBuradan          hareketle bizler bastığımız yerleri toprak diyerek geçmemeli, şairin dediği gibi “altındaki binlerce kefensiz yatanın” yanında pek çok değerli maddeyi ve milyonlarca organizmayı düşünerek    toprağa gereken önemi vermeliyiz.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2020 Anayurt Gazetesi